Dokuzl

Dokuzl

asdsad
 
Anasayfacixtr dokuzlSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 JORDAN ((Yaşayan Efsane))

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
EmirX
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 571
Yaş : 24
Nerden : Ümraniye
İş/Hobiler : Öğrenci
Lakap : oOrkOo
Ruh Halim :
Rep : 10
Kayıt tarihi : 18/12/07

Karekter Kağıdı
Irk: Osmanlı
Seviye:
50/100  (50/100)
XP:
59/100  (59/100)

MesajKonu: JORDAN ((Yaşayan Efsane))   Cuma Ocak 04, 2008 7:33 am

HAVADA YÜRÜMEK

Michael Jordan basketbol sporunu hiç bir zaman olmadığı kadar yükseğe taşıyan isim. Basketbol topunu eline almış, gelmiş geçmiş en iyi oyuncu, yaşayan bir efsane. Michael Jordan hikayesi, babası evin arka bahçesine bir çift pota monte ettiğinde doğdu. Ama o potalar sayesinde basketbola başlayan çocuğun, bir gün NBA' in dünya basketbolunun hakimi olacağını herhalde kimse düşünmezdi.

ÇOCUKLUĞU

Jordan, New York Brooklyn' de doğmuş, ama Kuzey Carolina eyaletinin, küçük sahil kasabası Wilmington' da büyümüş. Annesi ve babası, zamanın ırkçı olaylarını ve sivil hareketinin dışında kalmayı başardı.Amerika'daki pek çok çocuk gibi çocukluk yıllarında rüyalarını süsleyen spor, basketbol değil beyzboldu. Basketbola başladığında tam 12 yaşındaydı ama aynı yaşta, beyzbol takımıyla Küçükler Ligi eleme maçı, bayzbol oynayan çocuklar için, NBA finalleri demek !Jordan final maçında çok iyi oynayıp, sayıda kaydetmesine rağmen, takım olarak maçı kaybettiklerinden, bölgesel şampiyonluğu kaçırdı.Michael'in beyzbol aşkına karşılık, babası basketbolu seviyordu (Gençlik yıllarında bu sporu yapmış olan James Jordan, daha başarılı olmayışını, boynunun biraz daha uzun olmasına bağlıyordu) ve 5 çocuğuna basketbol aşkını bulaştırabilmek için evlerinin arka bahçesine potalar dikmekle başladı."Rekabet insanı iyiye götürür" der Jordan sık sık. Daha çocuk yaştan itibaren her gün düzenli olarak basketbol sahasında kendisiyle rekabet edilen ve her kazandığı maçta, rakipleri her yendiğinde kendisine olan güveni artan JORDAN

LİSE YILLARI
Laney Lisesi'ndeki ilk yılında Jordan basketbola B takımında başladı. Bu takımda daha çok küçük sınıflardaki oyunculara yer veriliyor ve son sınıf öğrencileri kabul edilmiyordu.A takımında küçük sınıflar için bir yer açıldı. Sürekli olarak kendisine yaşça büyük rakiplerle maç yapan Michael, bu konuda deneyimli olduğu için bu yeri kendisinin alacağını sandı.O günlerde Michael basketbol sahasını dünyanın merkezi olarak görüyordu. Zaten yaptığı ilk eğitim kasetinin adıda 'Basketbol Sahası'ydı.Boyu uzadıkça vücudu gelişti. Jordan o zamanlar 1.90 boyundaydı ve son sınıf öğrencisiydi. Ve birden bire kendini power forvet mevkiinde buldu. Bu Jordan bu temel seviyede post-up oyunlarını ve alçak postta hareketleri öğrenmesini sağladı. Jordan bugünlerde boy olarak ulaşabileceği en iyi noktaya ulaşmıştı. Bir guard olmak için doğmuş ve basketbol sahalarında ve antremanlarda guard özelliklerini geliştirmiş olarak, Jordan kendi mevkiisi olmayan bir yerde gayet iyi oyun çıkarıyordu. Ondaki yeteneğin işaretleri görünmeye başlamıştı. New Honnover Lisesi'nin bir maçında, son dakikalarda ipleri tamamıyla eline alarak 15 sayı attı ve maçı kazandırdı.Ahhhhh kolej yılları başlıyor. Jordan bir basketbol oyuncusu olarak o ünlü Street ve Smith dergisinin o çok prestijli Amerika'nın en iyi 300 oyuncusu listesine yer almamış olsa da, Koç Dean Smith Kuzey Carolina'lı bir çocuk beğendi ve Kasım 1980'de Jordan kendini North Carolina Üniversites' inde buldu.
NORTH CAROLİNA YILLARI
Kolej basketbolunun önemli bir adı olan North Carolina Koleji'nde, Smith'in Boris Yeltsin'e olan benzerliği basit bir fiziksel benzerlik olmaktan daha fazlaydı.Jordan, Chapel Hill'deki bu günlerinin anlatırken "Oldukça kesin kuralları olan bir yerdi." ifadesini kullanıyor. "İnsana takım oyuncusunun ne demek olduğunu öğretiyorlardı, takımın iyiliği için nasıl kenara çekilmeyi bilmen gerektiğini. Fundamental eğitimi de kuşkusuz en iyi düzeydeydi. Ama orada ne yapman gerektiğini hiç bir zaman tam olarak bilmedim. Oyuna hakim mi olmalıyım, parçası mı ?"Tabii ki hakim olmaktan bahsederken, Jordan bugünkü Jordan standartlarına bakarak konuşuyor olmalı. Çünkü o günlerde herkes onun topla fazlasıyla oynamak istediğini konusunda hem fikirdi. Çaylak sezonunda Jordan sezonun son günlerinde doğru inanılmaz performans yakaladı. 7 maçlık bir dönemde şut ortalaması yüzde 45'in, attığı sayı da bir maç dışında iki haneli rakamların altına düşmedi. Kolejdeki ilk yılını 13.8 sayı ve %54 şut artalamasıyla bitirdi ve daha da önemlisi Smith'in sistemine, kendi bakış açısını getirerek mükemmel denecek şekilde adapte oldu.Kolej hayatı boyunca Jordan için "Onu durdurabilecek yegane kişi kıç Smith'dir" deniyordu. Jordan o günleri "O zamanlar pek çok kişi, koç Smith'in benden maç başına 20 sayının altında kalmamamı istediğini söylüyordu." diye anlatıyor. "O benim yeteneklerimi sınırlayıp beni baltalamadı, beni frenlemedi. Onun yaptığı tek şey bana maç başına nasıl 37 sayı atabileceğimi öğrenmekti. İnsanlar bunu anlamakta zorlanıyor.Jordan yine de hiç bir maçında 20 sayının üzerine çıkmadı. Yine de 1983 ve 1984 senelerinde The Sporting News'un "En İyi Kolej Oyuncusu" ödülünü aldı, bu iki sene peşpeşe All-American seçildi, Wooden ve Naismith verdiği prestijli ödülü kazandı.Hayranlıkla ve anlayış karşılıklıydı. Jordan, Mart 1993'de küçük bir gruba yaptığı konuşmada, sezon sonunda basketbolu bırakacağını açıkladı takım arkadaşları ona güldüler. Horace Grant "Tabi, tabi..." dedi "Hiç bir yere gittiği yok !" Ama Smith başka bir eyalette oturmasına rağmen, kalktı Chicago' ya geldi. O, Michael' ın son maçını salonda seyretmek istemişti. O, öğrencisinin ciddi olduğunu biliyordu.

1984 DRAFTI
1984 draftı oldukça enteresandı. Yani bir draft ne kadar enteresan olabilirse, o kadar ! Bulls 27 galibiyetlik oldukça kötü bir sezondan sonra, drafta 3. sıradan girecekti. Portland ve Houston, İlk seçimi kimin yapacağı konusunda büyük bir olasılıkla yazı-tura atacaklardı. Uzun adamların revaçta olduğu bir dönemdi ve en büyük prayı, muhtemelen ilk iki sırada dratf edilecek Hakeem Olajuwon ve Sam Bowie alacaktı. Rockets ilk sırada draft etme hakkını kazandı ve Olajuwon'u seçti. Portland'ın Jordan yerine Bowie'yi seçmiş oluşu, hala basketbol tarihinin en büyük yöneticilik hatası olarak kabul edilir. Çünkü Jordan, Bulls'la üçüncü şampiyonluğunu kutlarken, Bowie New Jersey'de yedek oyuncu olarak bankı ısıtıyordu. Draftı 1984 Los Angeles Olimpiyatları izledi. Jordan'ın sonraki yıllarda Dream Team'de aynı takımda oynayacağı Patrick Ewing ve Chris Mullin'le birlikte oynadıkları takım, en yakın takipçisin 32 sayı önünde altın madalyayı kazandı. Jordan müsabakalar boyunca herkesin dikkatini çeken adam oldu ve Bulls'u iyi günlerin beklediği konusunda takıma umut verdi. 1992'de Michael Olimpiyatlara tekrar döndüğünde Dream Team'in bir üyesiydi ve Barcelona'da altın madalyayı kazandılar. 1984 sonrası, Jordan'ın NBA kariyeri başlamıştı.
NBA'E GİRİŞ
Michael lige, lig tarihinin kritik bir dönüm noktasında dahil oldu. Magic-Bird rekabeti basketbolu bir süre gündemde tutmayı başaracak gibi görünse de , Dr. J'in basketbolu bırakacak oluşuyla lige taze kan gelecekti.Seyirci sayısı önemli ölçüde düşmüştü. Chicago'nun maçlarına gelen seyirci sayısı 7000'in altındaydı. Diğer şehirlerde de durum pek parlak değildi. Bazı oyuncuların şöhretli adları olsa da, basketbol insanları peşinden sürükleyen bir eğlence değil, sadece bir spordu ! Oyuncu ajanı David Falk'un, koç Smith'e yaptığı 90 dakikalık prezantasyon kendisini etkilemiş olacak ki, koç Jordan'ı onu seçmek konusunda ikna etti. Falk, benzer bir konuşmayı Bulls'a yapacak ve oldukça başarılı olacaktı. Öyle ki daha kontrat pazarlıkları sürerken takımın ileri gelenleri oyuncuyu 'heyecan verici' olarak tanımlıyorlardı bile!

DÖNÜŞ
Şimdi Teybi 19 Mart 95'e doğru ileri saralım. Indianapolis. Ulusal televizyon. Biletleri 1000 dolar. Jordan geri dönmüş New York'daki The Garden'da mucizevi bir gece 55 sayı. 45 numara mı, 23 numara mı ? Play-off'lar ve Orlando'ya zor bir mağlubiyet. Bir daha kaybetmemeye yemin.Takım, onun dönüşünde farklı bir şeyler olduğunu farketmiş ve daha önce hayal edilmeyen 70 galibiyete şartlanmıştı. Jordan bir taraftan bunun amacını küçümsüyor. "Şampiyonluk olmadan bunu bir anlamı yok" diyordu ama herkes bunu aslında ne kadar çok istediğini biliyordu. Bulls, 72 maç kazandı, rekoru kırdı ve finallere kadar sadece 1 Play-off maçı kaybetti. Orada Jordan tekrar "En Değerli Oyuncu" seçildi ve Seattle'ı harcayıp, Bulls'a yeni bir şampiyonluk kazandırdı. Hikayenin sonu işte böyle geliyor.
VE MAJESTELERİ SON KEZ PARKELERDE...
Bulls efsanesi ile kazandığı 6 şampiyonluk ve bir dolu ulaşılamaz başarıdan sonra yoğun isteklere dayanamayan majesteleri 2001-2002 sezonunun başında parkelere 3.kez ayak bastı.Yöneticiliğini de yaptığı Washington Wizards formasıyla ilk maçında 12 dakika oyunda kalan 38 yaşındaki bu adam 18 sayı atarak yine nasıl bir dev olduğunu gösterdi.2003 sezonunun sonuna kadar başarıyla oyununu sürdüren,bu iki sezonda bir maçta 51 ve hemen 2-3 maç sonra 46 sayı atarak 50 sayı barajını geçen en yaşlı oyuncu da olmayı başaran,bu arada o yaşta tüm sahayı koşup Chicago maçında dillere destan bir blok ve sayısız defansif başarıya imza atan,yanındaki Richard Hamilton un da şutörlüğünde büyük pay sahibi olan MJ,2003 sezonunun All-Star maçında dillere destan bir maç çıkararak 20 sayı atmayı(maça 0/7 FG ile başlasa da)ve son bir THE SHOT da yapmayı başardı ve half time da herkes etrafındayken "Ben basketbolu Dr.J,Bird,Kareem,Magic den aldım,şimdi şu gördüğünüz pırıl pırıl gençlere emanet ediyorum" diyerek de herkesin gönlünü bir kez daha feda ederek klasına,oyunculuğuna ve adına yakışır şekilde parkelere veda ediyordu...
***Peki Michael Jordan'ı ne yapacağız? O kuşkusuz basketbol sporunun gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu, belki bütün takım sporları tarihinde, bireysel rekabet duygusu en gelişmiş sporcu. Eğer bir şansınız olursa, onu bir kez canlı olarak seyredin. İnsan bu imkanı bir kez kaybettikten sonra, ne kadar çok özlediğini anlaması için çok kısa bir süre yetiyor ve geri dönmesinin basketbol için ne kadar gerekli olduğunu hemen anlıyor. Ama unutmayın ki Jordan'ın basketbolu bıraktı.

Tam Adı: Michael Jeffrey Jordan
Doğumu : 17/02/63 Brooklyn, N.Y.
Lisesi : Laney (Wilmington, N.C.)
Üniversitesi : North Carolina
Draft : Chicago Bulls, 1984 (1. tur 3. sıra)
Yaptıkları : İlk vedası 6/10/93; Geri dönüşü 18/3/95; 2. Vedası 13/1/99; 2. Geri Dönüşü Washington Wizards, 25/9/01.
Boy : 6-6 (198 cm) Kilo : 216 lbs. (98 kg)
Nickname: Air Jordan

Kariyeri

*6 NBA Şampiyonluğu (1991-93, 1996-98)
*NBA MVP (1988, '91, '92, '96, '98)
*10 Kez All-NBA First Team e Seçilme (1987-93, 1996-98)
*All-NBA Second Team (1985)
*Yılın Savunmacısı Ödülü (1988)
*9 kez All-Defensive First Team (1988-93, 1996-98)
*Yılın Çaylağı Ödülü (1985)
*14 Kez All-Star
*All-Star MVP (1988, '96, '98)
*NBA Tarihinin En İyi 50 Oyuncusu Ünvanı (1996)
*2 Kez Olimpiyatlarda Altın Madalya (1984, '92)
*İlk Kez Bir All Star Maçında Yapılan Triple Double (1997)
*NBA Playoffları Sayı Rekoru : 33,4
*Genel Kariyer Ortalaması : 1072 Maç 0.497 Saha İçi İsabeti 0.327 3 Sayı İsabeti 0.835 Serberst Atış İsabeti 6672 Toplam Rebound 6.2 Rebound Ortalaması 5633 Toplam Assist 5.3 Assist Ortalaması 2514 Top Çalma 893 Blok 32292 Toplam Sayı 30.1 Sayı Ortalaması (Tüm Zamanlar Sayı Krallığında 3. Sırada) Sayı Ortalaması Tüm Zamanlar Lideri (30.1)
*Playofflarda 1 Maçta Atılmış En Fazla Sayı Rekoru : 63 (Boston'a)
*Smaç Şampiyonluğu (87 , 88)
*1 Playoff Serisinde En Yüksek Sayı Ortalaması (41) (Tüm Zamanlar)
*3 Kez Top Çalma Kralı
*Üst Üste En Çok Çift Sayılı Hanelere Ulaşma Rekoru (840 Maç)
*Normal Sezon Sayı Krallığı Rekoru (10 Kez)
*6 Kez Playoff MVP si Ödülü
*25 Kariyer Winner Shot u
*1 Maçta 40 ve 50 Sayı Barajını Aşan En Yaşlı Oyuncu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dokuzl.clubme.net
 
JORDAN ((Yaşayan Efsane))
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dokuzl :: Basketbol-
Buraya geçin: